Kapak Resmi

Kapak Resmi
Erdinç B. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erdinç B. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2014 Perşembe

Mehmet Emin Ciğer & Kebap - Küçükbakkalköy - İSTANBUL

Mehmet Emin Beyin davetlisi olarak, yine bir #KanGurular organizasyonunda buluştuk. Mekan Ataşehir ile Küçükbakkalköy arasında Novada Alışveriş Merkezi ve Ataşehir evlendirme dairesine yakın bir lokasyonda... Mehmet Emin Bey işine özenli naif bir beyefendi. Bir kaç aydır hayatta olan bu mekanı belli kalite standartlarını arttırarak muhafaza etmeye ve büyütmeye kararlı. Kendisinin de ifadesiyle iddalı oldukları konu Ciğer, bu doğrultuda en çok satan ürünü de... Bunun yanında kebap çeşitleri ve tadımlık mezeleri de bulunuyor. Bu akşam ciğer, adana, kuzu şiş, tavuk şişten oluşan tadımlar yaptık. Ciğer iddialı olunduğu kadar var, kuzu şişi de aynı derece başarılı buldum. Adana ve tavuk şiş için biraz daha yoğunlaşmak gerekebilir. Mezeler genelde başarılı, gerek kebaplarda gerekse mezelerde baharat tercihini yeniden değerlendirmesini öneririm, bu şekilde biraz daha farklılık kazandırabilir. Şalgam ve Ayran tercihleri oldukça yerinde; Şalgamda Ali Göde, Ayranda Eker Şişe ayran çalışılıyor gayet başarılı. Yemek sonu ikram edilen irmik helvası lezzetli olmakla beraber içindeki dondurmayı çok başarılı bulmadım. Son olarak kapanışı her zamanki gibi çay ile yaptık, daha sıcak ve demini daha iyi almış bir çay mekana artı katar... Tavsiyelerimizi değerlendireceğine emin olduğum Mehmet Emin Bey ve bu akşamın organizasyonunda emeği geçen Alp Mete arkadaşıma da onunla birlikte teşekkür ediyorum... #KanGurular Erdinç B.


Dün akşam mekan sahibi Mehmet Emin Bey'in davetlisi olarak KanGurular olarak mekandaydık. Novada AVM'ye yakın, ana cadde üstünde. Mekan,öncelikle ciğer konusunda iddialı. Grup halinde olduğumuz için tüm çeşitlerden oluşan karışık tabak yaptırdı bize. Önden gelen söğüş ve ızgara soğan, patlıcan salatası, turşu, ızgara domates, acılı ezme genel olarak lezzetli aperatiflerdi. Patlıcan salatada yoğurt miktarı azaltılırsa köz patlıcanın lezzeti daha çok öne çıkar. Şalgam suyu Adana'dan geliyor. Eker şişe ayran bulunması yine az bulunan bir özellik. Adana, kuzu şiş, ciğer ve tavuk şişten oluşan lezzetlerden ciğer hariç hepsini denedim. Ciğer sever arkadaşların genel olarak ciğeri beğendiler. Diğer lezzetlerde güzel pişirilmişti. Adana kebabın tuz oranı bir miktar azaltılırsa bence daha da iyi olacak. Klasik sunum tabaklarında etin yanı sıra baharatlar için de tabakta yuvalar yapılmış. Görsel olarak şık duruyor. Mehmet Emin Bey, işine önem veren ve sosyal medyayı işine yönelik kullanmaya çalışan biri. Mekandaki masaların kenarlarında bulunan şiş yuvaları mantıklı ve pratik bir çözüm. Merkezde yer alan ocakbaşının etrafı bar tabureleri ile çevrilmiş. Bir kebapçıdan beklenmedik şekilde çalan müziklerde epey farklı. Boney M, Dalida gibi sanatçıların klipleri eşliğinde parçalarını ilk kez böyle bir ortamda dinledim. Geçen ağustos ayında açılan mekan şimdiden bir müdavim kitlesi edinmiş kendisine. Özellikle civarda oturanlar için cazip bir seçenek olabilir. #KanGurular Erşen T.


Kangurular olarak dün akşam mekandaydık. 3 ay gibi çok kısa süre önce açılan bir restoran. Sahibi Mehmet Emin bey restorana kendi ismini vermiş. Kendisiyle kısa süre sohbet etme imkanı bulduk iyi bir esnaf bence. Başarıya giden yoldaki parametreleri iyi biliyor. İyi malzeme, ustalık, müşteri memnuniyetine odaklanmak ve müşteri gözünden bir işletmeyi değerlendirip gerekli faaliyetleri yürütmek. Mekanın adında anlaşılacağı üzere ciğer şiş konseptli bir yer. Deep freeze girmemiş taze kuzu ciğerinden yapılan ciğer 5 yıldızı hak ediyor. İstanbul'da yediğim birkaç iyi ciğerden bir tanesi olarak yerini aldı. Ortaya aldığımız karışık kebapta kuzu şiş, Adana kebap, Tavuk şiş ve ciğer şiş vardı. Adana kebap lezzetli ama tam urfa yada adana usulu olmamış 4 yıldız, sanki biraz şiş köfte gibi idi. Kuyruk yağı ayrıca katılırsa sanırım daha da güzel bir kebap olacak. Ortaya gelen mezeler ve salataları da beğendim. Öne çıkan unsurlar ciğer şiş, Ali Göde'den şalgam getirtmeleri, eti zırh ile çekmeleri, ciğerin güzel bir şekilde sunumu ve el havlusu vermeleri. Tatlı olarak dondurmalı irmik denedik ancak bu 3 yıldızlık. İrmik konusunda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor.Müşterileri öğlen o civardaki beyaz yaka personel, akşam da Ataşehir'deki aileler. saat 22.00'ye kadar açıklar.Misafirperverliklerinden dolayı Mehmet Emin beye ve ekibine teşekkür ederim. Aylar sonra tekrar gittiğimizde aynı hatta daha iyi durumda görmeyi beklediğimiz bir işletme. Ciğer şişin porsiyonu 22 TL. Fiyat biraz yüksek gelebilir ama İstanbul'daki iddialı ciğercilerde de aynı fiyat yanında da 3-4 çeşit salatası oluyor. #KanGurular Murat G.


Bir davet uğruna düştük Ataşehir yollarına, bir iki arkadaşında tavsiyesini alınca denemek farz oldu. Mehmet Emin Ciğer &Kebap. Ataşehir de Dilek Sabancı caddesinde Novada Avm ye Ve Hacı Başar kebap'a çok yakın. Yolunuz bu civarlara düşerse gönül rahatlığıyla deneyebilirsiniz. Ortaya karışık ızgaralarından sipariş ettik öncesinde gelen başlangıç salataları patlıcanı ,ezmesi közlenmiş soğanı çok taze ve lezzetliydi. Mehmet Emin bey'e sorduğumuzda malzemelerin ve etlerin seçimini kendilerinin yaptığını kontrolün kendilerinde olduğunu söyledi. Denediğimiz kebap ve ciğer çeşitlerinden özellikle ciğeri ben daha başarılı buldum. Kuzu ciğeri kullanıyorlarmış. Porsiyonunda 10 şiş varmış garnitürle lavaşla beraber 22 TL. Ali Göde şalgamı kullanmalarıda artı puan aldı. Oturduğumuz masa ahşap piknik masası tipindeydi kullanışlı ama çok rahat değildi mekanın iç alanı dışında 50 m2 kadar da bahçe bölümü var biz kalabalık olduğumuz için iki masa birleştirmek istedik bunuda bahçe bölümünde yapabildik.Bahçe bölümü klimayla ısıtılıyor ve her yeri kapalı olduğundan kış aylarında da rahatlıkla tercih edilebilir. Yemek sonrasında çay ikramı bolca yapıldı sağolsunlar. Bu arada tatlı olarak dondurmalı irmik tatlısına yönelmişler bence de çok isabetli olmuş. Daha da iyi olacağına eminim.Mekan açılalı 3-4 ay kadar olmuş bu çizgiyi dahada ileri taşırlarsa iyi bir marka oluşturabilirler. #KanGurular  Fuat Ş.



Mehmet Emin beyin KanGurular gurubunu özel olarak davet etmesi, ağırlaması bizler için hoş bir lezzet etkinliği oldu. Ben bu mekana daha önce de gelmiş ve iyi intibalar ile ayrılmıştım. Mehmet Emin beyin, yine tüm ürünler hakkında bilgi vermesi, kalite standartlarını daha yükseklere taşımak istediğini belirtmesi mekan için artı puan. Kullanılan ürünler hakkında daha önce bilgi vermiştim. Mekan hakkında diğer KanGurular üyeleri de yorumlarında yer verecektir. Mehmet Emin bey misafirperverliği ile kullandıkları ürünleri yörelerinden getirtip en doğal halleriyle sunumları ile, hijyene verdiği önemle dikkat çekiyor. Nazik daveti için teşekkürler. #KanGurular  Ali A.


Ocak başında ciğer zamanı... Ciğer ve kebap harika. Ayran ve şalgam da iyi yerlerden seçilip sunuluyor. Ocakbaşının tarzı tasarım olarak güzel düşünülmüş. Temizlik, servis ve lezzet olarak gayet iyi bir mekan.#KanGurular  Alpaslan K.


Zaman içerisinde gittikçe lezzet kalitesini artıran Mehmet Emin, Ciğerde yakaladığı lezzeti, sanıyorum diğer kebap çeşitlerinde de, en kısa zamanda yakalayacaktır. Her gittiğimde lezzet olarak daha da iyiye giden Mehmet Emin'de, özellikle yemek sonrasında sunulan dondurmalı irmik helvası için yer bırakmanızı öneririm. #KanGurular  Alp Mete E.


Mehmet Emin Ciğer & Kebap'ın davetiyle KanGurular olarak mekanda hazır bulunduk. Mehmet Emin Bey ile hem sohbet ettik hem de sunduğu lezzetlerini tattık. Esas işi müteahhitlik olan Mehmet Emin Bey, böyle bir mekan açmaya karar vermiş ve bu sektörde de işini iyi yapmaya çalışıyor. Malzemeleri mümkün olduğu kadarıyla iyi yerlerden seçmeye çalışıyor zaten bu özen, lezzetlerde de kendini hissettiriyor. Önden mezeler servis edildi. Bunlar arasında yoğurtlu patlıcan ve ezme başarılıydı. Köz soğan salatasını görünce sevinmiştim fakat maalesef istediğim kıvamda değildi, fazla diri kalmıştı. Alkollü içecek bulunmuyor. Şalgam suyu markasının Ali Göde olduğunu duyunca çoğumuz şalgam suyu tercih ettik. Acılı şalgam suyu fena değildi. Ana yemek olarak ortaya karışık kebap geldi. Adana sıkı ve biraz fazla tuzluydu. Et şiş fena değil, çöp şiş biraz daha lezzetlendirilebilirdi. Ciğer lezzetli ve tam kıvamındaydı. Kendilerinin de en iddialı oldukları ciğer tüm masa tarafından da beğenildi. Ciğer kendinden kimyonlu geliyor, sevmeyenler pişmeden önce mutlaka uyarmalı. Yemeğin üstüne dondurmalı irmik geldi, ben başarılı buldum. Üstüne bol bol çayımızı içerek tadımımızı sonlandırdık. Ciğer dışındaki kebaplarını biraz daha geliştirmeleri gerekiyor. Şu haliyle ciğer ve dondurmalı irmik tatlılarını tavsiye ederim. Yakın bir zamanda ciğer için tekrar gitmeyi düşünüyorum...#KanGurular  Gültekin U.




Karışık Kebap (Ciğer, Çöp Şiş, Kuzu Şiş, Tavuk Şiş, Adana Kebap)

Sumaklı Soğan, Köz Soğan, Yoğurtlu Patlıcan, Ezme, Domates Biber Izgara, Yeşillik, Mevsim Salata

Ciğer ve Tavuk Şiş
Acılı Şalgam Suyu
Dondurmalı İrmik Tatlısı 




Notun Değerlendirmesi:
0 - 5      Bizce Gitmeyin
5 - 6      Pişman Olabilirsiniz
6 - 7      Ortalama Mekan
7 - 8      Gidilebilir
8 - 9      Bizce Gidilir
9 - 10    Mutlaka Gidin

5 Aralık 2014 Cuma

Kosinitza - Kuzguncuk - İSTANBUL

Kuzguncuk, Boğaziçi'nin Anadolu kıyısında, Üsküdar, Paşalimanı ile Beylerbeyi arasındaki Boğaziçi’ne açılan bir vadi içinde İstanbul’un Asya kesimindeki ilk Musevi yerleşimi hatta köyü olarak bilinen 3 dinin buluştuğu bir yerdir. Bütün bunlar da doğal olarak Rum, Ermeni, Türk ve Avrupa mutfağını bölgede toplamış, tam manasıyla kültür turizmine ev sahipliği yapabilecek bir potansiyelde olduğunu hepimize hissettirmektedir. Bu lokasyonda "KanGurular" ekibi olarak şimdiye kadar çektiğimiz lezzet fotoğraflarımıza bir yenisini eklemek amacıyla incelemeye karar verdiğimiz Kuzguncuğun eski adını almış bir butik lokantaydı Kosinitza. 

Mekanın iç tasarımı şirin, ticari amaç güdülmeden oluşturulmuş nezih ve sıcak bir ortama sahip olması sadece iç tasarımdan kaynaklanmıyor. Garsonları da bu hususta oluşan etkinin daha üst seviyelere çıkarılması adına iyi niyetli gayret gösteriyorlar. Yemek başladığında yemek öncesinde işletmenin karar vererek oluşturduğu meze gruplarına tanık olduk. Bunlar: Ringa balığı, Mercimekli karides, Levrek pate, Kerevizli karides, Somonlu krep idi. Hepsi çok lezzetli, güzel tasarlanmış sıradışı lezzetlerdi. Yemek tarifleri hemen herkes tarafından bilinen basit bir şey. Ancak herkesin bildiği tarifler her zaman aynı sonucu ortaya çıkarmıyor. Hal böyle olunca ağız tadı hiç değişmiyor. Bunu değiştirebilmek için her zaman yeniliklere açık olmak gereklidir. Bu mekan bu hususta bir tarzı var. Yeniliklere çok açık. Sonrasında önümüze küçük bir kase içinde iskorpit balık çorbası sunuldu. Bu çorbanın sunulma amacı, ağız tadının düzenlenmesi, bir bakıma ağzı sonraki lezzetleri almaya hazır hale getirmek... Çorbanın tuzu eksikti. Deniz tuzu ilavesiyle bunu telafi ettik. İçine biraz da limon suyu katılsaymış daha da güzel olabilirmiş. Masada keyifli yapılan sohbetlerin üzerine gelmeye başlayan yemekler, geçirilen keyifli dakikaların bizde yarattığı etkiyi pekiştiren cinstendi. Bunlar: Karidesli safranlı pilav, Beğendili tereyağında ahtapot, Milföy kaplamalı porçini mantarlı dil balığı (2013 model Urla Sauvignon Blanc beyaz şarap eşliğinde (mutlaka tatmalısınız)). Yemekler harikuladeydi. Herbirini keyifle yerken tatlılarımız hazırlanıyor idi. 

Çok nezih çok tatlı bir ortam mevcuttu. Arada mekan sahibi İbrahim bey masamıza teşrif ederek yemekler ve işletim tarzları konusunda bizleri bilgilendirdi. Bu konuda kısaca bilgi vermek gerekirse, İbrahim bey, 8 senedir bölgede olduklarını, kendilerini, haklarında söylendiği gibi tipik bir Fransız veya İtalyan restorantı olarak görmediklerini, ancak Avrupadaki gördüklerinden aldıkları şeylerin olduğunu ifade etti ve devam etti. 25 yaşında yemek yapma merakından dolayı  ileride açacağı restoranın detaylarını belirlemiş. Bir nevi mekan onun gençlik yıllarının hayalini teşkil ediyor. Tekstil sektöründe Kimya Müh. olarak çalışmasından kaynaklanan tecrübenin özellikle mekanı tasarlama ve işletim faaliyetlerinde ona çok faydalar sağlamış. İleriki dönemlerde retorana gelecek bazı müşterilerden dolayı, menülerinin bir kısmında vegan ürünlere de yer vereceklerini ifade etti. Kullandıkları deniz ürünlerinin taze ve mevsiminde olmasına dikkat ediyorlar ve bu hususta çok titizlermiş. Bu sohbetin sonunda tatlılarımız teşrif etti. Tatlılarımız tadım amaçlı 2 çeşitti: Panna Cotta ve Creme Brulee ydi. Kısaca tatlılar hakkında bilgi vermek gerekirse, Panna Cotta, dağ meyvalarıyla soslanmış süt tatlısı olarak nitelenmekte. Kıvamı, şeker oranı yerinde lezzetliydi. Creme Brulee ise, Fransızca’da “yanık krema”, “Katalan kreması” ya da “trinity kreması” olarak adlandırılmakta. Üzeri sert bir karamel tabakası ile kaplanmıştır. Bu sert tabaka, şekerin tavada karamelize edildikten sonra kremanın üzerine dökülmesi ile oluşturulur. Creme Brulee genellikle kaselerde tek tek ve soğuk olarak servis yapılır. Bu tatlı da harika bir şekilde geldi. Üst karamelize tabakasının yanıklığını ağzımızda hissettik. Çok iyi yapılmıştı. Mekanı lezzet, özel etkinlik ve özel gün meraklılarına mutlaka tavsiye ederim. #KanGurular  Murat U.


Karidesli Safranlı Pilav
Mezeler




Mercimekli Karides, Levrek Pate, Kerevizli Karides, Somonlu Krep
Ringa Balığı
İskorpit Balığı Çorbası
Milföy Kaplamalı Porçini Mantarlı Dil Balığı


Beğendili Tereyağında Ahtapot
Panna Cotta
Creme Brulee






Kuzguncuk'ta küçük bir sokak başında sizi karşılayan mekanda özgün lezzetler var. Grup halinde gittiğimiz için önceden rezervasyon yaptırıp fiks menü için anlaşmıştık. Menü kapsamında balık çorbası, dört çeşit meze, beğendili ahtapot, dil güveç ve 2 çeşit tatlı vardı. Mekan oldukça dar. 20-25 kişi sığabilir en fazla. Dekorasyonu çok sıcak ve keyifli. Lezzetlere gelecek olursak balık çorbası çok az servis edildi (minyatür tabakta porselen kaşıkla) ama güzeldi. Meze çeşitleri domatesli mercimek, karidesli kereviz, somonlu krep ve levrek pate. Benim favori lezzetim somonlu krep oldu. Çok yumuşak ve lezizdi. Ağızda yokoluverdi resmen. Karidesli kereviz de özellikle başarılıydı. Mercimekli meze ilk kez bir balıkçıda karşıma çıktı. Levrek pate çok sade bir lezzetti. deniz mahsüllü pilav biraz yağlı ama çok lezzetliydi. Midye salma kıvamında bir yemek denilebilir. Ardından ara sıcak olarak gelen beğendili ahtapot mükemmeldi. Anında tabak temizlendi. Ana yemek olarak yediğimiz dil güveç biraz fazla kremalı olsa da o da harikaydı. Dil balığı çok sade bir balık olduğu için lezzeti geride kalmıştı. Porçini mantarlı ve dört çeşit peynirli sosu öne geçmişti. Bu lezzetlerin fiyatları haliyle yüksek ama harcanan emek ve lezzetler düşünüldüğünde buna değer. Bu tarz bir yemekle maliyet alkolsüz 100 TL.#KanGurular  Erşen T.



Kuzguncuk şirin yer demiş şair, bu şirin ve özel yerde, özel bir insan ve onun işlettiği özel bir restaurant. Bu özel mekanda gelenekselleşen KanGurular buluşmamız için toplandık. Restaurant küçük 6 - 7 masalı, büyümeyi şubeleşmeyi düşünmeyen az olsun ama öz olsun anlayışıyla hizmet vermeye çalışan bir işletme. İşletmecisi Galatasaray Liseli İbrahim Bey her yönden ilgili, kendi tabiriyle yemeği sevenleri seviyor. Gerek servisi yönlendirmeleri gerekse verdiği hoş sohbet bilgiler güzeldi. Masamızda Ringa Balığı, Levrek pate, somonlu krep, kurutulmuş antep domatesle harmanlanmış mercimek ve portakallı kerevizli karidesden oluşan mezeler vardı. Ringa bizim salamura hamsi gibi tık tık yeniyor. Levrek pate, portakallı karides lezizdi ama ben somonlu krep ve mercimekli domatese bayıldım. Özellikle somonlu krep lokum kıvamındaydı. Balık çorbası adeta bir sos gibi, lezzetli fakat kısa süren yaz aşklarına benziyor :) Deniz mahsulleri pilavı gerek sunuş, gerekse içindeki safranı baskın hissetmemeniz adına oldukça iyiydi. Sıcak ikram edilen ilk defa tatma şansı bulduğum beğendili ahtapot farklı bir deneyim oldu benim için. Milföy hamuru kaplamalı porcini mantarlı dil balığı güveç, gerek sunuş gerekse lezzet açısından oldukça hoştu. İçinde bulunan 3 farklı peynir değişik bir farklılık katıyor. Yemek sonrası panna cotta, creme brulee tatlıları ve çayımız kapanışı yaptırttı. Günümüzün sıradanlığından kurtulmak ve farklı bir damak lezzetine kavuşmak istiyorsanız Kosinitza doğru seçim!... Rezervasyonsuz gitmemeye dikkat edin... #KanGurular  Erdinç B.



Hani eski yeşilçam filmlerinde gördügümüz,ama günümüzde kalmadığını sandığımız,dışarısı buz keserken içerisi sımsıcak olan küçücük lokantalar vardır ya işte gerçekten de öyle bir yer varmış. KanGurular etkinliğimizin son durağı Kosinitza oldu. Adını ilk duyduğumda lüks ve büyük bir mekan sanmıştım ama yanılmışım. İçeriye girdiğimde oldukça şaşırdım çünkü evimin salonu bile buradan daha büyük. Sadece 7 masalı ortada mezelerin bulunduğu bir masa, o kadar bütün dükkan bu ama içindeki muhabbet paha biçilemez. İşletme sahibi İbrahim Bey ile muhakkak sohbet etmelisiniz, kendisi yemek konusunda oldukça iyiydi. Lezzetlerin çoğunu hatta neredeyse tamamını başka yerde bulamazsınız. Açılışta sunulan 4 lü meze somonlu krep,portakallı kerevizli karides,yeşil mercimekli ve levrek pate muhtesemdi.ardından deniz mahsulleri pilavı vardı ki üzeri midye kabuğuyla kaplı,karides kalamar ve safranlı tadına doyamazsınız. Üzeri milföy kaplı içerisinde dil balığı ve 3 çeşit peynir olan karışım da güzeldi. Beğendili ahtapot karışımı da başka bir sürprizdi. Tatlı olarak da panna cotta ve creme brulee de hoşuma gitti. Hesap olarak ise fiks menü 100 er lira ödeyerek ziyafetimizi sonlandırdık fakat fiks dışında fiyatlar birazcık yüksek geldi bana. Eğer özel bir gün planlıyorsanız bu mekanı öncelikli olarak düşünebilirsiniz ama mutlaka rezervasyon yaptırmalısınız. #KanGurular  Eser Y.



#KanGurular buluşmamız için bu seferki adresimiz Perihan Abla'nın Kuzguncuk'undaki, Kosinitza. Mekan küçük ve samimi tıpkı Kuzguncuk gibi, ismini Kuzguncuk'un eski ismi olan Kosinitza'dan alıyor, konsept olarak Fransız bistrosuyla İtalyan trattoria karışımı demek doğru olur. Sahibi İbrahim Özyürük Bey kimya mühendisliğinden emekli olduktan sonra burayı açmış, bizim için hazırladığı menüyü tatmak için merakla ve heyecanla Kosinitza'nın yolunu tuttuk. Öncelikle menünün sürekli değiştiğini belirtmek gerek, bizim tattıklarımız mezelerden somonlu fümeli krep, kerevizli karides, yeşil mercimekli karides, levrek pate ve ringa balığı. Benim favorilerim somonlu krep ve ringa balığıydı. Arkasından gelen deniz mahsüllü safranlı pilav hem sunum hem de tat açısından gönlümüzü fethetti. Begendili ahtapot iddialı yemeklerinden. Gecenin assolisti porçini mantarlı milföy hamuruna sarılmış güveçte dil balığı genel olarak beğenildi fakat tat olarak herkesin hoşuna gitmeyebilir özellikle krema tadı içindeki diğer tatların biraz önüne geçiyor. Tatlı olarak gelen panna cotta ve creme brulee'den en çok beğendiğim crem brulee oldu. Yediklerimiz için adam başı alkolsüz 100TL ödedik ama her şeyin ortaya tadımlık geldiğini hatırlatmakta fayda var, genel olarak fiyatlar ortalamanın biraz üzerinde. İstanbul'da farklı bir balık ve deniz mahsülleri deneyimi yaşamak isteyenlere kesinlikle tavsiye edilir. #KanGurular  Özgür E.



Kuzguncuk eski evleri ve sıcaklığıyla, İstanbul’da zaman içerisinde bozulmayan nadir semtlerden biri. Ara sokaklarında bir çok sürpriz mekanla karşılaşabileceğiniz bir semt. Hal böyle olunca, bir çok film ve dizide gördüğünüz kareleri, buraya geldiğinizde sizde yaşayabilirsiniz. Kosinitza ise, aynı Fransa’daki küçük restoranların havasını estiren bir balık restoranı. İstanbul genelinde hakim olan Rum meyhanelerinden farklı, Paris’in ara sokaklarındaki bir restoranda olduğunuz hissini uyandırıyor. #KanGurular buluşması olarak seçtiğimiz mekana en son 3 sene önce gitmiştim. O zamandan bu yana mekanda hiç değişiklik olmamış nerdeyse. Zaman zaman değişen menüleri, olabildiğince taze balık ve sebze kullanılarak hazırlanıyor. İbrahim bey, yıllarca tekstil sektöründe çalıştıktan sonra, bir gençlik hayali olarak 8 sene önce kurduğu Kosinitza’yı, bir çocuğu gibi özen göstererek, her detayında çok özen göstererek açmış. Bu tarz mekanların bir hikayesinin olması, beni her zaman heyecanlandırır ve ayrı bir arzu coşku ile giderim. İbrahim beyin kendi seçimleriyle, bizim için hazırladığı menüde ise, giriş tabağında levrek pate, çiğ servis edilen ringa balığı, yeşil mercimekli karides, portakalı kereviz ve somonlu krep vardı. Somonlu krep ve yeşil mercimekli karides, her yerde bulabileceğiniz mezelerden değil. Benim hoşuma giden ise, levrek pate ve somonlu krep oldu. Sonrasında ise, sunumuyla göz kamaştıran, deniz mahsullü safranlı pilavı ise, biraz yağlı bulmakla beraber, çok güzeldi. Genellikle safranla hazırlanan yemeklerde, safran az ya da çok olur. Bunun neticesinde ya hiç anlamaz yada çok hissedersiniz. Buradaki pilavda ise, çok dengeli ve pilavın lezzetine lezzet katan bir tattı. Ana yemek olarak, yine buraya özgü sunumuyla bizleri heyecanlandıran, milföy hamuru içerisinde, porçini mantarlı, 3 çeşit peynirli, kremalı dil balığıydı. Kremasının fazla bulduğum yemekte, porçini mantarı ve peynir tatları baskındı. Göz kamaştıran sunumuyla, buraya gelecekler için atlanmaması gereken bir lezzet. En son tatlı olarak bir İtalyan tatlısı olan panna cotta ve Fransız tatlısı olarak bilinen, ama aslında bir İngiliz tatlısı olan crem brulee yedik. Sufle tabaklarında servis edilen crem brulee’yi, panna cotta’ya göre daha çok beğendim. Her iki tatlıda, aslında kremasının kalitesinde olsa gerek, ortalamanın üzeri olarak değerlendirebiliriz. Ama hemen hemen balıkçıda olan, helva, şerbetli tatlılardan farklı bir şey yaparak, bize farklı bir mekan olduğunu yemeğin sonunda bir kez daha hissettirmesi hoştu. Fiyat olarak genel olarak bağlı bulduğum bir mekan burası. Servis edilen her meze ve masaya oturuş şeklimize göre 4 böldük. Aslında tüm sunulanlar 2 kişilikti.Bir çift olarak gelir ve 2 kişi üzerinden hesap öderseniz, masada alacağınız bir şarapla, adam başı 150-160 tl den az ödemezsiniz. Yine de farklı bir şeyler yapmaya çalışan İbrahim beyin eline yüreğine sağlık. #KanGurular  Alp Mete E.



KanGurular etkinliginde dizilere sahne olan, Istanbulda bozulmadan kalabilen nadir Bogaz semtlerinden Kuzguncuk Kosinitzada (Kuzguncuk'uneski adi) bulustuk.Kozinitsanin kapisindan adim atar atmaz yabanci filmlerin lokanta sahnelerinin cekildigi studyolarindan birine geldim zannedebilirsiniz.Sizi karsiliyan sicak bir ortam var.Mekan sahibi Ibrahim Ozyuruk bey semtin sanatsal ortamini menulerinede tasimis.Restaurantin tam ortasinda hergun taze ve mevsime uygun olarak hazirlanan meze bufeleri var.Biz onceden rezervasyon yaptigimiz icin mezelerimizde belirlenmisti.Serpme olarak;kurutulmus domates ve yesil mercimekli karides.portakal soslu kerevizli karides, levrek pate ve ispanakli somonlu roll krep vardi.Mekana ozel bu mezeler sanki arkadan gelecek degisik lezzetlerin mujdecisiydi.Herzaman olmayan iskorpit corbasinida KanGurular gurubumuz icin tadimlik hazirlamislardi.Sicaklara gelindiginde; Cok ozel sunumlu "Kosinitza deniz mahsulleri pilavi" servis edildigi istiridyenin altindaki gibi gizemliydi.Bu pilavda; karides, midye, kalamar, ahtapot ve mevsimine gore deniz kereviti de denilen Langoustine kullaniyorlarmis.Icine az miktarda Iran safrani,zerdecal ve cesitli baharatlar ve bol sogan kullanarak yapilan bu pilavda farkli bir lezzetti.Arkadan gelen begendili ahtapotda baska bir guzellikteydi.Sirada ana yemek olarak sunulan yine Kosinitzaya ozgu "Milfoy kaplamali porcini mantarli dil baligi guvec vardi.Masaya getirilisiyle, sunumuyla tam bir showdu.Porcini mantari, eski kasar,rokfor ve parmesan kullanilarak yapilan bu ozel yemegin sosundada krema, beyaz sarap ve cokazda zencefil ve karabiber ve deniz tuzu kullanilmis.Uzeride de Fransadaki seflerinde kullandigi gibi milfoy hamuru ile kaplanmis.Vedat Milorun damak catlatan lezzet,nefes kesen bir lezzet dedigi bir yemek.Finaldede Orman meyveli PannaCotta ve Creme Brulee vardi.Kosinitza yi ozel gunleriniz icin iyi bir alternatif olarak dusunebilirsiniz.Rezervasyonsuz gidilmemesi, birinci fotograftaki sirin koseyi tercih edersenizde enaz 4 kisilik rezervasyon yaptirmaniz oneriliyor. KanGurular gurubumuz icinde anilara yazilan guzel bir aksam oldu. #KanGurular  Ali A.



Koisinitza , yorum kattığı deniz ürünlerini şarap eşliğinde içilebilir kılan şehrin tek Fransız Balık Lokantası. KanGurular olarak 02 Aralık 2014 akşamı mekandaydık. Toplasan 20-25 kişi anca alır. İçeri adım attığınız anda kendinizi farklı bir ülkede zannedersiniz. Yemeğin başından sonuna seviyeli bir servis aldık. Mekan sahibi İbrahim beyin hoşsohbeti yemeğimize eşlik etti. Mezeler günlük ve taze olarak hazırlanıyor ve ortada meze büfesinde sergileniyor. Bizim masanın meze 4lüsü Levrek Pate, Portakal Soslu Kerevizli Karides, Karidesli Yeşil Mercimek ve Somonlu Krep oldu. Herkes favorilerini farklı belirledi. Benimkiler muhteşem lezzetiyle levrek pate ve farklı ikili karidesli yeşil mercimekti. Balık çorbası özel sipariş üzerine hazırlanıyor. Minimal boyutlarda servis edildi tadımlık. İçinde iskorpit balığı vardı ve baharatlarıyla uyumu yerindeydi. İkram edilen çiğ balık ringa güzel bir içki mezesi olabilir, kısa sürede tabaklardan yokoldu. Güveçte Beğendili Ahtapot; daha önce beğendi üstünde et yemeye alışkın olan bir kişilik ( Ben ) için özel ve güzel bir deneyimdi. Deniz Mahsülleri Pilavı gerek sunumu gerekse içindeki deniz ürünleri ( karides, kalamar, midye ) ve safran baharatının kattığı tat ile favori lezzet sayımızı arttırdı. Ana yemek olarak Milföy Kaplamalı Porçini Mantarlı Dil Balığı Güveç ( isme bak, aman Allahım ) servis edildi. Eşsiz bir lezzet. Beyaz şarap, 3 peynir ( rokfor, parmesan ve eski kaşar ) ve krema sosuyla herkese yarımşar porsiyon sunuldu. Normalde iki kişilik hazırlanan bu lezzeti tek başıma gözüm kapalı yerim. Tatlı faslında Creme Brulee ve Panna Cotta sunuldu. İstanbul'un müstesna semti Kuzguncuk'taki bu mekana özel ve güzel günlerde gidilmesini tavsiye ederim. #KanGurular  Erdi K.





Notun Değerlendirmesi:
0 - 5      Bizce Gitmeyin
5 - 6      Pişman Olabilirsiniz
6 - 7      Ortalama Mekan
7 - 8      Gidilebilir
8 - 9      Bizce Gidilir
9 - 10    Mutlaka Gidin

15 Ekim 2014 Çarşamba

Et Inn Kebap & Steak - Sahrayıcedid - İSTANBUL

Sahrayıcedid'in ferah ve şık, kebap aynı zamanda steak house konseptli restaurantına Mekanist dostlarla buluşmak için gittik. İlk girişten itibaren yakın bir ilgiyle karşılanıyorsunuz ve şık büyük etkileyici salonu ve bahçeyi gördüğünüzde etkileniyorsunuz. Her yer bakımlı ve her şey düşünülmüş. Çocuk oyun odaları çok iddialı. Çoğu yemeği deneyebilmek için ara sıcak ve ana yemeklerden azar azar getirilmesini rica ettik. Önden tereyağ, tulum peyniri, ezme, turşu ve balon pide servis edildi. 


Tereyağ, Tulum Peyniri, Ezme, Turşu
Balon Pide
Meze tepsisinden muhammara, çerkez tavuğu, köz patlıcan, yoğurtlu semizotu, acılı yoğurtlu ve havuç cevizli mezeyi tercih ettik. Hepsi ortalamanın üzerinde ve lezzetliydi. Ortaya salata olarak gavurdağı ve etli çiğ köfte geldi. Gavurdağını beğenmedim, etli çiğ köfte çok başarılıydı. 


Meze Tepsisi
Tercih Edilen Mezeler ve Gavurdağı Salata
Etli Çiğ köfte
Ara sıcak olarak içli köfte, kuru patlıcan dolması ve pastırmalı humus servis edildi. İçli köfteyi beğendim, diğerlerinin lezzeti ortalamaydı. 


İçli Köfte
Pastırmalı Humus
Kuru Patlıcan Dolması
Ana yemek olarak da sırasıyla döner, köfte, şaşlık, küşleme ve adana kebap servis edildi. Küşleme muhteşemdi. Köfte ve şaşlığı beğendim. Döner ve adana ortalamaydı. 


Döner
Köfte
Şaşlık


Küşleme

Adana Kebap
Şarap olarak Egeo Cabarnet Sauvignon tercih ettik, et ile uyumlu başarılı bir tercihti. 


Egeo Cabarnet Sauvignon
Bu yemeklerin üstüne de tatlı ve meyvelerden oluşan tabaklar ile masa donatıldı. Lezzetlerin hepsi belli bir seviyedeydi fakat biz patlama noktasındaydık. 



Fıstıklı Baklava


Kaymaklı Ekmek Kadayıfı
Şekerpare
Dondurmalı Volkan Tatlısı

Çilekli Milföy Tatlısı
Üstüne de kahvelerimizi içip mekandan mutlu bir şekilde ayrıldık. Servis ve ilgi anlamında bizi çok iyi ağırlayan Et Inn personeline ve organizasyonu yapan Mehmetcan Bey'e teşekkür ederim. Güzel bir ortamda, iyi bir servisle, beğendiğim lezzetlerini tatmanızı tavsiye ederim...#KanGurular Gultekin U.






#KanGurular olarak ,Unutulmaz anlar için eşsiz seçimlerin adresi ve farkımız Lezzetimiz diyen Et-İnn Kebap+Steak Sahrayıcediddeyiz. Hem ailenizle hem de dostlarınızla birlikte keyifli vakit geçirmek için gerekli olan tüm sosyal donatılara sahip bir restoran Et-inn Kebap & Steak. Bu kadar büyük,iyi ve rahat bir salon daha önce görmemiştim. Toplam 1.500 kişilik kapasitesiyle İstanbul’un en büyük lokantalarından olan Et-inn Kebap & Steak’de ayrıca organizasyonlara özel 2 yemek salonu, 1 toplantı odası ve kış bahçesi yer almakta. Bizzat gezdik gördük. Klasik kebap anlayışının kalitesini yükseltmişler. Et-inn Kebap & Steak geleneksel lezzetlerin modern sunumu ile dünya standartlarını yakalamış gibi görünüyor. Her pazar brunch mevcut saat 10:00-14:00 arası.Çocuklu aileler için çok ideal bir mekan.Çocuklar için oyun salonu Çocuk oyun odası (karaoke, PS3, airhokey)Bebek bakım ve emzirme odası wc mevcut. Ayrıca otopark ve vale parking hizmetide var. • Özel davetler,Doğum günleri,Özel organizasyonlar,Toplantılar,Tanıtımlar içinde burayı tercih edebilirsiniz. Mekanla ilgili bu kadar bilgi ve görüşten sonra yediğimiz içtiklerimizden bahsedecek olursak; Öncelikle Menüden ne yiyeceğimize karar veremedik ve sırasıyla 5 çesit kebap deneyelim dedik. Öncesinde gelen küver ve puf pide iştah kabarttı.Meze çeşitleride öyle ortalamanın üstünde lezzetlerdi. İçli köftesinin etli olması takdire şayandı doğrusu.Kuzu küşlemesi tek kelimeyle sahaneydi tek geçerim. Şaşlık,Adana kebap,döner,içli köfte hepside küşlemenin yanında sönük kalabilir fakat yabana kesinlikle atılamaz.Pastırmalı Humus'a oldum olası zaafım vardır.Bütün bunların yanında Egeo Cabernet Sauvignon şarabı da yediklerimize tam uyum sağlamasa da tercih olarak gayet güzel bir damak tadı verdi.Tam anlamıyla patlamak üzereyken gelen tatlı ve meyve seramonisi bizi iyice raydan çıkarttı.Gelen tatlılar o kadar güzel görünüyorlar ki hepsinden denedik. Volkano kesme dondurmayla harikaydı. Milföylü çilekli krem katlar görüntü olarak ilk resim olmayı haketti. Ekmekli kadayıf ta tatlı bir günah gibiydi. Pişman olursun. (Yesen de yemesen de:) Bu mekanı iftaharla, gururla, ihtişamla ve rahatlıkla tavsiye ederim. #KanGurularFuat Ş.



KanGuru dostlarla yemek için Et-İnn Kebap & Steak mekanında buluştuk. Öncelikle mekandan bahsetmek gerekirse devasa bir kapalı salon. Gruplara özel 2 yemek salonu, kış bahçesi, toplantı salonu gibi alanları mevcut. 1500 kişi kapasiteli. 3000 metrekarelik bir bahçesi var. Kapalı salonda bar bile var. Bazı masaların karşısında plazma tvler ve 5 adet projeksiyon mevcut ( Maç keyfi için de gelinebilir ) Çocuklara verilen değerden bahsetmek istiyorum. Çocuk oyun alanı muazzam. Uyduruktan değil, 2 görevli abla çocuklarla ilgileniyor. Siz yemeğinizi yerken tv ekranından çocuklarınızı izleyebiliyorsunuz. Çocuklar için tuvaletler, emzirme odası ve bebek bakım odası ayrı ayrı. Yetişkin tuvaletleri de tertemiz ve oldukça şık. Ayrıca yerken ara vermek isteyen PS3 çılgınları için de konsollar var. Şimdi gelelim asıl meseleye ; acıktırıcı olarak tulum, tereyağ, balon pide, ezme, ankara turşusu servis edildi. Salata tercihimiz gavurdağı oldu. Meze tepsisinden seçimlerimiz; çerkez tavuğu, muhammara, yoğurtlu semiz, acı biberli yoğurtlu, közde patlıcan, havuçlu cevizli oldu. Çerkez tavuğu ve acı biberli yoğurtlu meze mükemmeldi. Çiğ köftesi etli ve güzeldi. İçli köfte kızartma, bol malzemeli ama lezzet olarak ortalamaydı. Pastırmalı humus tam kıvamındaydı. Ana yemekleri sıralı et şeklinde istedik. Döner, köfte, şaşlık, küşleme, adana mutluluğumuza mutluluk katan unsurlardı. Küşleme Halil Usta'nın bir tık altı, Döner ortalama üstü, Köfte fabrikasyon, Adana ve Şaşlık iyi denecek seviyedeydi. Evet hepsini yedik :) Tatlı-meyve faslı da o biçimdi. Tatlılardan fırın sütlaç, baklava, şekerpare, kaymaklı ekmek kadayıfı, volcano, çilekli milföy, krem şokola. Tam 7 çeşit tatlı, maşallah. Baklava antep'ten, diğerleri kendi yapımları. Hepsi lezzetli fakat ben en çok ekmek kadayıfını beğendim. Servis kusursuzdu, bizimle ilgilenen Hakan beye teşekkür ediyorum. Yemek sonrası birçok arkadaşım mide fesatı geçirmek üzereydi. Menü bilgisi ve adisyon fotoğraflar arasında mevcuttur. 
#KanGurular  Erdi K.



Bir gün Et İnn de ; - Abi şu masaya bakarmısın? - Hayırdır ne var, a aaa... Bunlar ne yapıyor ya? - Masaya ne gelirse gelsin, telefonlar, fotoğraf makineleri çalışmaya başlıyor, sanırım bir reklam ajansı filan, ama neden bu kadar çok kişiler ki, dur garson beyi çağırıp soralım. - Garson Bey şu masadakiler reklam ajansı filan mı? - A onlar mı, efendim onlar#KanGurular , sağolsunlar bu akşam da bizim misafirimiz oldular, bizi inceliyorlar.... Ve böyle sürer gider bu hikaye... Güzel bir Ekim akşamı, İstanbul daha bir güzel sanki, İstanbul trafiğide çok yoğun değil. Verilen tarife uyarak geldik Et İnn e. Mekana arabayla ilk yaklaştığımda, restaurantdan çok uluslararası bir şirketin girişi gibi düşündüm. Valeler hemen yardımcı olup arabanızı alıyor, içeri ilk girişten masanıza varana kadar gayet sıcak bir karşılama var. Gerçekten güzel düşünülmüş, güzel dizayn edilmiş bir mekan. Ayrı ayrı salonlar, havuz başı ve özellikle muhteşem bir çocuk oyun odası. Bu derece büyüğü ve oyun konsoluna varana kadar kapsamlısı varmı bilmiyorum. Yemeklere geçersek, çiğ köfteden başlıyalım isterim etli ve kıvamında yapılmıştı. Sıcak puf ekmekler mükemmeldi. Mezelerden közde patlıcan, çerkes tavuğu, muhammara, havuçlu cevizli, semiz otu yoğurtlu gayet leziz olmakla beraber, ceviz ağırlıklıydı. Gavurdağı salatası için beklentilerim çok yüksekti fakat aradığımı bulduğumu söyleyemem. İçli köfte içinde kötü olmamakla beraber daha iyilerini yediğimi söyleyebilirim. Patlıcan dolmasını başarılı buldum. Özellikle patlıcan ve İçli Köfte oldukça sıcak servis edilmişti ve buda benim için bir artı oldu. Mezeler ve ara sıcakların ardından resital başladı, önden döner geldi. Döner için kötü diyemem ama benim iskender döneri diye bir tabirim vardır, tam o modda bir dönerdi. Hani bir Ali Usta, bir Rize Huzur değil. Köfte beklentilerin çok altında ve et yağ oranı dengeli değil çok sıkıydı. Şaşlık ince olmasına rağmen gayet lezizdi. Bugünün benim için en büyük süprizi Küşlemeydi. Açıkcası burada dönerin yada kebapların çok daha iyi olmasını bekleyip küşlemede beklentimi düşük tutmuştum. Ama gecenin yıldızı Küşlemeydi. Sırf küşleme için tekrar gitmek istiyorum. Kebap içinde çok iyiydi diyemem, daha iyilerini yedik muhakkak. Bu lezzetlerin ardından önümüze sere serpe uzanan tatlıların, görüntüsü bile çok şeyi ifade etti. Bugünün en beğenmediğimi malesef Çay'dı. Yemek sonrası şöyle güzel demini almış bir çayı içememek kötüydü ama dostlarla bir arada olmak bu eksiği kapattı... Sevgili Mehmet Can Bey, Poyraz Bey, Gültekin beye emekleri için, katılan arkadaşlarıma katılımları ve güzel sohbetleri için bir kez daha teşekkür edelim, sevgiler... #KanGurular  Erdinç B.



Burası Steak house ve kebabı, birbiriyle iyi harmanlamış bir yer. Şık ve ferah bir ortamda, 3000 m² büyüklüğünde ve 1500 müşterisine servis verebilecek kapasitesitede. Yazın bahçe kısmı çok keyifli bir yer. Çoçuklu aileler için ise, oyun salonu var. Güzel bir şekilde tasarlanmış ve alanla, sorumlu 2 abla ile aklınız geride kalmıyor. Mekanın bir çok yerinde televizyon ve çok büyük duvara görüntü yansıtan projektör var. Bu ekranlardan yemeğinizi yerken, bizimde yaptığımız gibi maçıda izleyebiliyorsunuz. Bu bir #Kanguula®'ın part2 tadım ve mekan tanıma buluşması olduğu için, mekan sahibinden olabildiğince bol çeşit ve azar azar getirmesini istedik. Tulum, tereyağ ve balon pide ile giriş yaptığımız yemeğe, meze çeşitlerinden çerkez tavuğu, muhammara, közde patlıcan, yoğurtlu semiz otu, muhammara benzeye havuçlu cevizli ve acı biberli yoğurtlu mezeleri denedik. Muhammara ve havuçlu ceviz karışımı bunların arasından en çok hoşuma giden oldu. Peşinden bir çok mekanda olmayan, gerçek etli çiğ köfte yedik. Gayet başarılıydı. Ara sıcak olarak aldığımız pastırmalı humus, Hatay'daki kadar lezzetli olmasada, İstanbul'daki bir çok alternatifine gore çok başarılıydı. Bu kadar uzun bir girişten sonra, sırayla et döner, köfte, şaşlık, küşme ve adana yedik. Şaşlık ve adana bana gore başarılıydı. Özellikle şaşlık, İstanbul'daki alternatiflerine göre, ilk 5 girecek kalite ve lezzetdeydi. Sadece altındaki köz patlıcanı, biraz daha lezzetli bir patlıcan olabilirdi. Tüm bu yiyecekler yanında içtiğimiz, Mehmetcan beyin tercihi, Egeo Cabernet Sauvignon şarabı ise, çok iyi uyum şağladı. Bu kadar lezzeti denedikten sonra mide de yer kalmamasına rağmen, mekan sahibi sağolsun, masamızı meyve tatlı çeşitleri ile doldurdu. Fırın sütlaç, baklava, şekerpare, kaymaklı ekmek kadayıfı, volcan, çilekli milföy, krem şokola, muz, kivi ve üzüm. Genel olarak tatlılarda öne çıkan bir lezzet yok. Sonuçta burası bir et lokantası. Sahibi piyasada iyi işler yapan bir ünlü bir inşaat firmasının sahibi. Projelerinde gösterdiği özeni, mekanda ve yemeklerde de göstermiş. Bize servis eden personel çok nazik ve kibardı. Göstermiş oldukları ilgi ve servis için teşekkürler. 
#KanGurular  Alp Mete E.



Öncelikle Et-Inn'in unutamayacağım en büyük özelliği #KanGurular ile ilk buluşma noktam olması, ancak bu sıcak arkadaş gurubu ile sonu olmayan bir başlangıç olması. Bu özelliği ile kalbimde ve damağımda her zaman bir yer edinecek Et-inn... Meze tercihimiz olan çerkez tavuğu, muhammara, yoğurtlu semiz, acı biberli yoğurtlu, közde patlıcan, havuçlu cevizli hepsi başarılıydı. Etli çiğ köftesine ise bayıldım. Kızartma içli köfte alışık lduğumdan biraz daha yağlıydı. Tadımlık lezzetler ise; Döner: tadı oratalama, bende çok bir etki bırakmadı ama denekmle pişman olmazsınız. Köfte: Sıradan, ortalam bir lezzet. Şaşlık: Oldukça başarılı, klasik alışık olduğum dolu dolu kalın şiş yerine ince ama lezzetli. Adana: Oldukça başarılı, denemenizi tavsiye ederim. Küşleme: gecenin en iyi lezzeiti idi, yerken keşke hiç bitmese dieyebileceğiniz tarzda. Buraya geldiğinizde mutlaka listenize almanız gerek. Bu kadar yemeğin üstüne tatlı, meyve olurmu? Evet olur :-) olursa ne olur, sütlaç, şekerpare, baklava, volcano, krem şokola ve karışık meyve tabağı... Hepsi birbirinden güzel olmakla beraber ve eminim tadına bakamadığım ve burada belirtmediğim lezzetlere rağmen damağımda volcano tadı kaldı. Bu güzel tadımda #KanGurular gibi hakkıyla ve keyifle bir arada bulunmak çok büyük bir keyifti. Nice muhabbet dolu birlikteliklere #KanGurular  Fatih G.



KanGurular etkinliğimizin ikinci adresi Et-inn Kebap & Steak oldu. Etkinlik demek az bile kalır tam bir lezzet festivali gibiydi. Uzun zamandır bu kadar çok çeşit yemek yediğimi hatırlamıyorum. En çok üzüldüğüm nokta ise ağzıma kadar yemiş olmaktan dolayı tatlılara midemde boş yer kalmaması oldu. Onun dışında tadımladığımız her şey gerçekten çok iyiydi. Özellikle şu kötüydü diyebileceğim bir lezzet yoktu. Tüm çeşitlerin bu kadar güzel olması beni oldukça şaşırttı. Yediklerim arasında en beğendiklerim çerkez tavuğu, pastırmalı humus, içli köfte, döner, küşneme ve adana kebap oldu. Tatlılardan ise en çok ekmek kadayıfını beğendim. Ortam gerçekten şık ve çok geniş bir salona sahip. Grup toplantılarınız için ideal bir mekan. Çünkü sohbetinize engel olacak bir uğultu asla oluşmuyor. Ayrıca servis elemanları da gerçekten düzgün ve işini bilen insanlardı. Fiyatlar ortalamanın bir tık üstü sayılır. Ayrıca yemek bahane KanGurular sohbeti şahaneydi. #KanGurular  Cihan N.



Kangurular olarak toplanalım dedik tercih burası oldu...Otopark geniş, motorla gelmekte pek keyifli canııımm istediğin yere park edebiliyorsun...Hava serindi millet bızıldadığından içeri tıkılmak zorunda kaldık.Asıl eğlence havuz başındaydı bence...Neyse...Gerek kapasite gerek lüks anlamında İstanbul’da Et-İnn ile aşık atacak restoran sanırım yok...Büyükk çook büyüük...Şaşaalı bir Lobby...Bir sürü salon...Havuzbaşı...Bar kısmı...Çocuğunuz animatörler eşliğinde playstation ve aklınıza ne gelirse oynayıp sapıtırken onu takip edebileceğiniz ekranlar...İçine etmeye kıyamayacağınız tuvaletler... vs...vs. Gelelim lezzetlere...Hem aç hem de açgözlü olduğumuzdan ne varsa getirin dedik...Adana,şaşlık,döner,şiş,köfte orta karardı ...Oy birliğiyle küşleme assolist seçildi...Mezeler genelde orta lezzette(sadece gavurdağı başarısız) pastırmalı humus,etli çiköfte,çerkez tavuğu ve muammara ortalamanın üzerine çıkmayı başardı...Ardından tatlı bombardımanı başladı onca çeşit içinde yalnızca kaymaklı ekmek kadayıfı ve sakızlı fırın sütlaç ı beğendim.Ah uff şiştim derken meyveler geldi onlarıda gömdük tabii...Çay da cila olur dedim ama yemek borusunda kalan yerleri de kullanarak ancak bitirebildim...Servis çok iyiydi...Fazla oyalanmadan kangurular gibi topluca zıplayarak kalktık...Şiş göbüşümü de motora bindirip evime gazladım...Gece yüzüstü uyuyamadım tabii...Benim gibi yemeyi abartırsanız extra yastık koyup başınızı yükseltin ve uyumadan önce 40km filan koşup 350 şınav çekin...Aslında aşk tutamaklarınızı büyütüp, mide fesadı geçirip,kabarık faturalar ödemek yerine yapılacak daha iyi bir şey var...Az yiyin kardişim az yiyin...İki çeşit meze eşliğinde küşlemenizi söyleyin,içkinizi için,ekmek kadayıfını gömün,geceyi kahveyle sonlandırın mutlu olun...Benden söylemesi.#KanGurular  Bars M.



KanGuru dostluğu... Avrupa ve Anadolu yakası olarak dönüşümlü yapacağımız etkinliklerin 2. noktası oldu. Arkadaşların da detaylı bahsettiği üzere mekan; herşeyin düşünüldüğü şık ve nezih bir atmosfere sahip. Mezeler ve çiğ köfte başarılı, en beğendim küşleme ve şaşlık oldu. Döner ve kebap orta seviyede. Tatlılar gayet iyi. Çocukla pazar kahvaltısına gelmek için ideal bir yer.#KanGurular  Alpaslan K.



Notun Değerlendirmesi:
0 - 5      Bizce Gitmeyin
5 - 6      Pişman Olabilirsiniz
6 - 7      Ortalama Mekan
7 - 8      Gidilebilir
8 - 9      Bizce Gidilir
9 - 10    Mutlaka Gidin